B

 Endülüs


 

İSLAM KÜLTÜRÜNÜN DÜNYA MEDENİYETLERİNİ AYDINLATAN IŞIĞI
İslam medeniyetiyle henüz tanışmamış olan Ortaçağ Avrupası’nın teknolojik olanaklardan yoksun ve fakir kalmış halkları, Müslüman Endülüs Devleti’nin ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bu coğrafyanın önemli bir kısmına hakim olmasıyla, yaşadıkları karanlık ortamdan kurtulmuşlardır. Allah’ın kendilerine nasip etmesiyle Müslümanlar sanat, tıp ve astronomi gibi .....--->

 

Siz kaybolan bir medeniyetin canlı şahidimi olmak istiyorsunuz?

Üçyüzbinlik bir cemaati 1400 sütunlu bir camide toplayıp imamın okuduğu tilaveti cemaatin hepsine aynı anda duyurma özelliğine sahip bir mihrabtan bahsettilermi sizlere?

Müslümanların Emirininin, şehri seyretmek için,  atından inmeden çıktığı minareye eşlik eden caminin, Avrupanın en büyük kilesesi olduğunu tarih kitapları bahsediyormu ne dersin?

4000 sütun üzerine bina edilen Medinetuzzehera sarayından Avrupa krallarına tac giyme müsadesi verildiğini yalan söyleyen tarih kitapları yazmışmı acaba?

Yok edilen bir medeniyet kalıntılarıyla belini doğrultan Avrupa!! vah sana!  vah inkar ettiğin aslına!

Hayatımda iki şey aklımı çok kurcalıyor biri Şeyh Şamilin mücadelesini seyredenler ikincisi Endülüsün tarihten silinişi! Evet tarih acı vakıalarla dolu ama bu ikisi beni niçin bu kadar ilgilendirdi ve etkiledi kendim dahi çözmüş değilim!

Endülüste yaşadığım 2 ibretlik sahneyi sizlerle paylaşmak istiyorum

1. Gırnata (Gıranada)

Endülüse giderken planımızda her gittiğimiz şehirde turist bürosundan bilgi alıp gezi ve kalacağımız yerleri ona göre ayarlamaktı. İlk gezmeye niyet ettiğimiz şehirde Madridden sonra Gırnata idi, Orada El Hamrayı gezdikten sonra elimizdeki haritadaki belirtilen camiye doğru Arabamızla yol alıyorduk. Aniden karşımıza selam verebileceğimiz bir müslüman çıktı, arabamızı durdurma imkanı olmadığı için uzaktan selam vererek geçtik. Park bulup  cami istikametine doğru yöneldiğimizde aynı Müslümanla yine karşılaştık bu seferki selamlaşmamız kucaklaşma şeklinde gerçekleşmişti.  Yıllardan sonra iki dostun buluşması gibi bizde ilk karşılaştığımız bu müslümana camiyi sorduk! Kırık dökük anlaştığımız almancayla bizi camiye götürdü birlikte namaz kıldık, Helalinden yiyebileceğimiz bir lokanta varmı sorumuza önce yok dedi sonra benimki hariç diyerek bir nükte yapmıştı! Buraya kadar belki hepimizde bunda ne var diyebiliriz belkide ciddende bu nezaketi gösterebiliriz. Kardeşimiz bunun üzerine akşam kalacağımız yeri sordu, bizde otel deyince hayır bu akşam bendesiniz diyerek bizim otele gitmemize müsade etmedi! (evet bundada şaşılacak şey yok değilmi?)

Bizde o şekilde anlaştık ve yatma zamanı gelince bizden özür dileyerek eve kendinin sabaha karşı geleceğini hanımının tatil için suriyede olduğunu söyleyerek, bir arkadaşını bizimle göndererek evin yolunu göstereceğini bildirip evde bütün ihtiyaçlarımızı hiç çekinmeden yapabileceğimizi söyledi. Bizde bu iman kardeşimizin davetini bu şekilde kabul ettik. Hakikatende bütün ihtiyaçlarımızı hiç çekinmeden giderip güzel bir istirahat ettik. Allah kendisinden razı olsun... (kıssadan hisse alanlara ne mutlu)

Not; Bu kardeşimizle dostluğumuzu devam ettirmekteyiz.

2. Kurtuba (Codoba)

Orgıvalı bir müslüman kardeşimiz, kurtubada bir tarihi kağıt atölye müzesi işleten Müslüman bir bacının bize yardımcı olabileceğini tavsiye ederek adres ve isim yazdı. Bizde kurtubaya vardığımızda turist bürosu kapalı olduğundan bu adresi bulabileceğimiz bir şehir haritası bulamadık! Bununla birlikte umudumuzuda kesmiştik. Tek çare olarak nasıl olsa buralarda müslümanlar yaşamıştır diyerek, şehir merkezindeki eski mahalleyi gezmeye kardeşimle karar verdik. Mahallenin dar ve karmaşık ara sokaklarında avareler gibi dolaşmaya başlayalı takriben 5 dakika oldu olmadı arkamızdan Arap şivesiyle bir selam geldi, dönüp baktığımızda Tesettür içerisinde (yaşlı) bir bacımızın olduğunu farkettik. Karşılıklı yaklaştıktan sonra anlaşma imkanı bulamadık fakat almanca bilen birini (işçisi imiş) çagırarak bizimle başladı sohbete bir hayli konuştuktan sonra aklıma adres geldi! umutsuzluk içerisinde bize adres bulmakta yardımcı olup olamayacaklarını sordurdum. Oda memnuniyetle yardımcı olabileceğini söyledi bunun üzerine elimdeki adresi kendisine uzattım. Kağıda bakar bakmaz bir nazik tebessümle aradıgınız adres burası ve aradığınız şahısta benim dedi!!! Biz başımıza gelen bu ikinci garip olaya hayretler içinde hamd ettik!  Sağolsun bize unutamıyacağımız bir romantik yerde Pizza ziyafeti verdikten sonra bizi gecelleme imkanı olan bir eski müslümanlara aid olan bir villa! ya götürdü her tarafı romantik olan bu binadan çıkarken bize anahtarları teslim etti ve bize söylediği son söz herhangi bir şeye ihtiyacınız olursa yardımcı olmaya çalışırız ve istediğiniz kadar burda kalabilirsiniz sadece giderken anahtarları benim dükkandaki posta kutusuna atın!!!

Bizde (kardeşim, Zübeyir ve Bilal) bir gecede olsa öyle bir yerde kalmanın tadını çıkardık!

Hiç bir maddi karşılık beklemeden yapılan bu yardım karşısında hamd ettik ve bacımıza dua ettik. Rabbimiz bizleri gerçek iman edenlerden eylesin.

Not;Sonradan Öğrendiğimize göre O bacı meşhur fransız asıllı müslüman _Roger Garaudy'nın hanımı imiş. 2. gittiğimimizde hastanede imiş, 3. gittiğimizde ne kadarda uğraştı isekte bize yıllar önce yaptığı bu iyiliği hatırlıyamadı. (Keşke bizde yaptığımız iyilikleri hemen unutuversek!)